Bana
kadinlarla ilgili bir sihir yapma olanagi verilse, ve dense ki: Sadece bir sihir yapma hakkin var. Bunu, ya
kadinlarin hepsini güzellestirmede kullanacaksin, ya da kadinlarin hepsini disi
yapmaktan yana kullanacaksin.
Ben
hic tereddütsüz o tek sihir olanagimi "kadinlari disi yapmaktan" yana
kullanirdim. Buna dudak ucuyla gülüp, "her kadin disidir" diyen pek
cok kadin olacaktir mutlaka. Ama bunun böyle olmadigini hepimiz de biliyoruz
degil mi? Nasil ki her pipisi olan erkek degilse, her kutusu olan da disi
degildir...
Peki ama disi kadin nasildir, kimler
disidir, kimler degildir?
Yaniti
gercekten ama gercekten zor bir soru bu. Buna kisa ve kesin bir yanit vermek
cok güc. Biz erkekler kendi aramizda argo bir dille bunu cok kolay
tanimlayabiliyoruz ama kadinlara o dille anlatmak hem kaba olur hem de
kadinlarin zihninde ayni etki ve anlam zenginligini yaratmayabilir. Ama engin
hosgörünüze siginarak ve cok özel seyler konusuyor olmamizin hatirina
dayanarak, o argo tanimlamayi yapacagim.
Erkekler
arasinda suna benzer hinzirca konusmalar cok olur:
-
Dün bulustugun hatun nasildi lan, anlatsana.
-
Lan oglum nasil anlatayim, muhtesem güzel, siir gibi kadin. Yaratan haftasonu
degil yaz tatilinde özene bezene yaratmis sanki. Adeta yaraticiliginin
sinirlarini zorlamis...
-
Sahi mi lan? Eee...
-
Yüzüne bak siir yaz. Dudaklarina bak Ferhat ol. Bacaklar desen Roma sütünlari
gibi, aralarinda ömrünü gecir bikmazsin. Memeler desen em ve o anda öl, gam
yemezsin. Popo desen büyüsünden cikamiyorsun asla…
-
Off oglum ne sansli bir pezevenksin sen ya…
-
Ne diyon oglum sen ya. Tamam kadin bir Afrodit ama bildigin bir buz kalibi lan.
-
Ne diyon oglum sen ya? Nasil olur lan?
-
Oglum durum aynen böyle. Bildigin buz kalibi mübarek. Birsey eksik ama nedir o
bilmiyorum. Sahi lan, senin yeni sevgilin nasil, memnun musun hayatindan?
-
Bak, sen onu gördün. Öyle ahim sahim bir güzelligi yok. Güzel tabii ama ne öyle
uzun boyu var ne de öyle sütun gibi bacaklari. Amaaa mübarek ates be ates...
-
Ciddi misin lan sen?
-
Cok ciddiyim oglum. Hakkaten.
-
Eee..
-
Var ya, sana söyle diyeyim. Bu kadinin her yeri amcik sanki. Böyle yumos yumos,
vicik vicik islak, sicacik hazir bir amcik sanki. Neresine dokunsam
kuduruyorum. Doyamiyorum lan. Dün gece sabaha kadar al takke ver külah sabah
ettik. Bir posta da sabah yaptik. Ama simdi aksamin olmasi icin dakikalari
sayiyorum.
-
Cok mu tecrübeli acaba?
-
Yok oglum ya. Tabii biz nasil en fazlasini söylüyorsak, har kadin da daima en
azini söyler ama ben onun cok tecrübeli olmadigindan eminim. Hem var ya, bence
bu tecrübeyle yada güzellikle falan ilgili degil. Bence bu bir yapi meselesi.
Kadinin dogasinda var. Ruhunda var. Bedeninde var.
-
Oglum her kadin disi degil midir?
-
E degildir tabii. Bunu yeni mi ögreniyorsun? Günaydin! Oglum az önce sen
anlatmadin mi, yeni sevgilim söyle güzel, böyle muhtesem ama bir buz kalibi
gibi diye? Iste olay bu. Cok güzel ama disi degil…
-
Biraz acsana bu konuyu. Tam olarak ne demek istiyorsun?
-
Ya oglum hani bizim mahallede eskiden bir Cibanli Zehra vardi, hatirliyor
musun?
-
Evet tabii hatirliyorum.
-
Hatirlarsin tabii. Oglum hepimizin o yaslarda tek hayali vardi, o da Cibanli
Zehra'yi bir kere olsun ciplak görmek. Mahallede onca genc kiz ve baska
kadinlar varken biz niye hep onu ciplak görmek isterdik, hic düsündün mü?
-
Yoo, hic düsünmedim.
-
Düsünsene, onca güzel ve kütür kütür genc kiz ve kadin vardi ama hepimiz onun
hayalini kurardik. Neden?
-
Nedenmis?
-
Oglum, cömezim, kadindan anlamazim. Mahalledeki en güzel kadin o olmadigina göre
baska bir sirri olmaliydi degil mi?
-
Evet haklisin.
-
Üstelik kocasiyla iliskileri de cok iyiydi. Asklari herkesin dilindeydi. Eminim
her gece sikisiyorlardi. Kadinlar kendi aralarinda hep onu cekistirirlerdi. Cok
sikisgen diyorlardi.
-
Eee...
-
E'si, kadin bastan asagi disi bir kadindi. Her hareketiyle, her davranisiyla
bizi ve tüm erkekleri bastan cikariyordu.
(Bastan cikarici) Yürüyüsü bile farkliydi lan. Arkasindan bakmaya
doyamazdim. Sanki yere incitmek istemiyor gibi basiyordu. (Yumusak) Yüksek bir yere adim atacagi zaman acilmasin diye etegini
bir tutusu vardi, (zarif) soyunsa o
kadar etkili olamazdi heralde…
-
Evet lan o neydi öyle. Bir kere yoldan gecerken bana bakmisti. Tam gözlerimin
icine bakmisti. Sanki ruhumun röntgenini cekmisti lan. Topuklarima kadar
kizarmisimdir. (Güzel ve sicak bakmak)
Sanki paralize etmisti beni. Yerimden kalkamamistim :)))
-
Bir kere beni cagirmisti. Bakkala yolladi beni. Kapisina gittigimde aynen senin
gibi paralize olmustum. Dilim damagim kurumus, hicbir anlamli söz söyleyememistim.
O da beni sakinlestirmek icin omuzumdan tutup yanagimi oksamisti. (sefkat) Offff ölmüstüm lan o an. O ne
güzel bir kokuydu öyle! (Güzel kokmak)
Kapiyi kapatmisti ama ben orada öylece kalakalmistim :)))
-
Oglum öyle kac kadin varki bu memlekette? Yüzyilda bir gelir öyle kadinlar. O
da bize denk gelmisti ama cocuktuk lan o zaman :)))
-
Bence öyle kadin cok var da biz büyüdük oglum, biz büyüdük :))) Mesele burada.
-
Ne demek simdi bu?
-
O zamanlar kadinlara karsi önyargili degildik. Disi ruhlu kadinlari daha iyi
hissedip yakalayabiliyorduk. Cünkü onlarla kurmak istedigimiz tek iliski bicimi
sevismekti. O nedenle öyle kadinlari hemen ayirt edebiliyorduk.
-
Gözlerimizi acalim diyorsun yani.
-
Evveettt.
-
O günlere dönemeyiz ki. Nasil anlayacagiz kimin disi olup olmadigini?
-
Yarrak gözüyle bak oglum :)))
-
Git lan. Bokunu cikardin konusmanin.
-
Ya oglum bak göz sasar, gönül yanilir ama yarrak yanilmaz. O ne diyorsa odur! O
kimi istiyorsa odur!
-
Oldu, tamam. Bunca bilgiyi, kültürü, sosyallesmeyi birakip bir yarragin ilkel güdüsüne
mi dönecegiz yeniden?
-
Evveeett. Tam da bunu demek istedim. Bilgi, kültür, ahlak vs derken cinsel
kimligimiz ve isteklerimiz o kadar baski altinda kalip, o kadar yamuluyor ki;
ne istedigimizi sasiriyoruz. Sonra da iliskilerde neden tatmin olamadigimiza ve
iliskilerin neden uzun sürmedigine sasiyoruz.
-
Eee…
-
Disilik te, erkeklik te ilkel
benligimizde fazlasiyla var zaten. Biz onu bastiriyoruz. Daha dogrusu
toplum bastiriyor. O yüzden kimi kadinlar bu baskiyla basa cikmayi bir sekilde
basariyor ve daha disi oluyorlar.
-
Kontrolsüz kuralsiz bir cinsel hayat istemiyorsun heralde.
-
Ya tabii ki birbirimize zorla birseyler yapalim demiyorum. Ama cinsel
isteklerimizi de bu kadar bastirmayalim. Tabulastirmayalim. Bu cinsel
bastirilmanin ruh hastaliklarinin ve depresyonun en önemli nedenlerinden biri
oldugu kanitlanmadi mi?
-
Evet dogru.
-
Ergenlikte hissettigimiz seyleri daha
sonra hissedememiz bu yüzdendir. Cünkü o zamanlar daha az önyargiliyiz. Daha
cok saf düsünüp hissediyoruz. Yasaklar, tabular, günahlar vs daha sonra bizi
bastirip dengemizi bozuyor.
-
Evet dogru diyorsun. O zamanlar bizim
zihnimizde "disilik" ve "erkelik" daha kesin cizgiler ve
simgelerle ayrilmisti. Giderek bu cizgiler bulaniklasti ve dengelelerimiz
bozuldu. Sanki sapik insanlar olduk.
-
Bak cok cok önemli bir konuya degindin. Sapikliklarin kaynagi dogal cinselligin
bastirilmasi ve bunun sonucunda kisinin kendisini anormal yollardan tatmin
etmek istemesidir. Halbuki dogal
cinsellik ne kadar zengin olursa olsun sapikliga varmaz...
-
O zaman bizler caresiz durumdayiz. Artik bu satten sonra dogal cinsellige dönemeyiz.
Cogumuz evli ve cagaya cocuga karismis durumdayiz.
-
O kadar karamsar degilim ben. Neden olmasin. Akilli bilgili insanlar olarak bu
ahlaki ve toplumsal baskiyi yarabiliriz.
-
Biz bunu yapsak nolur ki… Kadinlar asmadiktan sonra… Baksana kendin söyledin, müthis
güzel bir kadin ama disiligini yasamayiyor.
-
Bu kadinin is kariyeri ve dolayisiyla da toplumsal kariyeri o kadar yüksek ki;
bir de ailesinin göz bebegi; o yüzden sevisirken cikardigi sesleri bile kontrol
altinda tutuyor. Kendine yakistiramiyor o ilkel zevk seslerini…
-
E, kim sana git bir genel müdire ile sevgili ol dedi :))) Oh olsun sana… Müdireyi
seven sogukluguna katlanacak :)))
-
Ben onu isitmasini bilirim oglum. Daha yolun basindayiz. Ben onu genel müdürlük
masasinda sikmezsem bana da erkek demesinler. Bu isler sabir ister oglum…
-
Oooo seni hic böyle kararli görmemistim. Hirsina kuvvet len :)))
-
Eee senin Cibanli Zehra'yla nasil gidiyor? :)))
-
Bayiliyorum lan bu kadina. Sefkat desen gani gani, yumusaklik desen pamuk gibi,
sicaklik desen bakinca icim isiniyor, zarafet desen degme kadin eline su dökemez,
sorumluluk duygusu desen dogal olarak var kendisinde, güzellik desen yaratan
biraz haksizlik etmis ama o bu eksigini bile kendi kendine gidermis, kendine
bakmasini biliyor, seks desen sanki bunun icin yaratilmis…
-
Oglum sen asik olmussun lan.
-
Olsun. Sirilsiklam asigim ama bunu kendime bile diyemiyorum.
-
Ne güzel ya. Gözlerinden isik fiskiriyor :)))
-
Icinde trajedi yoksa ask yoktur gibi bir
anlayis var ya; koymusum bu lafa ben. Bence en güzel ask icinde trajedi olmayan
asktir. Insani mutlu eden, ucuran asktir.
-
Cok haklisin cok. Biliyorsun dogu kültüründe asklarin kavusulamayani yazilmis
ya da söylenmistir. Bati kültüründe bunun tek örnegi Romeo ve Julyettir. Bu yüzden
konu ask olunca bir ucundan yanik yürek kokusu ariyor insanlar :)))
-
Toplum olarak biraz mazosist bir tarafimiz var da ondan. Yok arkadas ben
trajedi, kan, gözyasi, daglari delmek, yanip tutusmak vs istemiyorum. Ben dolu
dolu sevip deli deli sevismek istiyoruuummmm… :)))
-
Bagirma lan öküz gibi. Katiliyorum sana. Sen azmissin yine. Hadi sevgilini ara
da bulusun yine.
-
Ciddi misin lan, ariyim mi?
-
Ara oglum ara. Seni ancak o paklar.
-
E, ben gidersem sen ne yapacaksin?
-
ELizabeth ELenor'la olacagim tabii :))))
-
Essek kadar adamsin oglum hala manuEL
mi calisiyorsun?
-
Ooo oglum daha bir ay öncesine kadar elin nasir tutmustu, unuttun mu?
-
Gec sen onlari gec. Sen neden onu aramiyorsun simdi?
-
Simdi mi?
-
Simdi!
-
Oglum basimi derde sokacaksin lan simdi.
-
Basin dertte degil mi sanki? Belki genel müdür masasinda bu gece yaparsiniz
:))))
-
Sen ciddi misin?
-
Oglum ara diye israr etmemi bekleme iste, ara!
-
Peki, ikimiz de ayni anda arayalim mi onlari?
-
Olur :)))
-
Manyagiz biz!
(Devami olabilir!)